Namazdan Sonra Okunacak Dualar ve Tesbihat

Dualar 8 dk okuma Yayın: 9 Ekim 2026

Selam verdin. Arka saflardan birkaç kişi çoktan kalkmış, ayakkabılığa yürüyor. Sen biraz daha oturuyorsun. Müezzin "Sübhânallâh" diyor ve bütün cami aynı anda, sessizce saymaya başlıyor. Bu birkaç dakikanın adı tesbihat.

Evde tek başına kıldığında ise sıra karışabiliyor. Âyetü'l-Kürsî tesbihlerden önce miydi? "Lâ ilâhe illallâh" ne zaman söyleniyordu? Aşağıda namazdan sonra okunacak duaları Türkiye'deki camilerde yapıldığı sırayla, okunuşu, anlamı ve kaynağıyla bulacaksın. Hepsi iki üç dakika sürer.

Tesbihatın sırası

  1. Selamdan hemen sonra üç kez "Estağfirullâh" ve "Allâhümme entesselâm…"
  2. Öğle, akşam ve yatsıda son sünnet
  3. Salavat ve "Sübhânallâhi ve'l-hamdü lillâhi…"
  4. Âyetü'l-Kürsî
  5. 33 Sübhânallâh, 33 Elhamdülillâh, 33 Allâhu ekber
  6. Yüzü tamamlayan "Lâ ilâhe illallâhu vahdehû…"
  7. Elleri kaldırarak dua; "Sübhâne rabbike…" ve Fâtiha ile kapanış

Bu sıranın çekirdeği hadislere dayanır. Salavat ve kapanış gibi bazı halkaları ise camilerimizde yerleşmiş güzel bir gelenektir. Hangisinin nereden geldiğini aşağıda tek tek yazdık.

1. Estağfirullâh ve "Allâhümme entesselâm"

أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ، أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ، أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ. اللَّهُمَّ أَنْتَ السَّلَامُ، وَمِنْكَ السَّلَامُ، تَبَارَكْتَ يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ

Okunuş: Estağfirullâh, estağfirullâh, estağfirullâh. Allâhümme ente's-selâmü ve minke's-selâm, tebârekte yâ ze'l-celâli ve'l-ikrâm.
Anlam: "Allah'tan bağışlanma dilerim (üç kez). Allah'ım, Sen Selâm'sın, esenlik Sendendir. Ey celâl ve ikrâm sahibi, Sen ne yücesin."

Müslim, 591, 592

Sevbân (r.a.) anlatır: Peygamberimiz (s.a.v.) namazını bitirince üç kez istiğfar eder, ardından bu sözleri söylerdi. Râvilerden Evzâî'ye istiğfarın nasıl yapılacağı sorulduğunda cevabı kısaydı: "Estağfirullâh, estağfirullâh dersin."

İbadetin hemen ardından af dilemek ilk bakışta tuhaf gelebilir. Sonra ikinci rekâtta aklının nerelere gittiğini hatırlarsın. İstiğfar, namazda eksik kalanı tamamlar. Ardından Allah'a Selâm ismiyle seslenir, esenliği O'ndan istersin. Kalkıp günün gürültüsüne dönmeden hemen önce.

2. Öğle, akşam ve yatsıda son sünnet

Türkiye'deki tesbihatı başka ülkelerdekinden ayıran şey, araya giren bu namazdır. Hanefî mezhebine göre ardından sünnet kılınan farzlarda, yani öğle, akşam ve yatsıda, selamdan sonra uzun oturulmaz. Yalnızca "Allâhümme entesselâm…" okunur, son sünnete kalkılır ve tesbihatın geri kalanı sünnetten sonra yapılır.

Dayanak, Hz. Âişe'nin (r.anhâ) rivayetidir: Peygamberimiz (s.a.v.) selam verdikten sonra ancak "Allâhümme ente's-selâm…" diyecek kadar otururdu (Müslim, 592). Sabah ve ikindinin farzından sonra sünnet kılınmadığı için bu iki vakitte tesbihat doğrudan farzın ardından gelir. Diğer mezheplerde tesbihatı farzdan hemen sonra yapıp sünneti ondan sonra kılmak yaygındır. Âlimler arasında farklı görüşler vardır; iki uygulamanın da sağlam dayanakları var.

3. Salavat ve "Sübhânallâhi ve'l-hamdü lillâhi"

Son sünnetin selamından sonra (sabah ve ikindide farzdan sonra) tesbihat salavatla açılır, ardından dört güzel söz ve "lâ havle" gelir.

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ

Okunuş: Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed.
Anlam: "Allah'ım, efendimiz Muhammed'e ve onun ailesine salât eyle."

سُبْحَانَ اللَّهِ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ، وَلَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ، وَاللَّهُ أَكْبَرُ، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ

Okunuş: Sübhânallâhi ve'l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azîm.
Anlam: "Allah'ı her türlü eksiklikten tenzih ederim. Hamd Allah'a mahsustur. Allah'tan başka ilah yoktur. Allah en büyüktür. Güç ve kuvvet ancak yüce ve büyük olan Allah'tandır."

Bu iki halkanın namazdan sonraki yeri bir hadisle belirlenmiş değildir; camilerimizde gelenekle yerleşmiştir. İçlerindeki sözlerin değeri ise sahih hadislerle sabittir. Peygamberimiz (s.a.v.), kendisine bir kez salavat getirene Allah'ın on kez rahmet edeceğini haber vermiştir (Müslim, 408). Allah'a en sevimli sözün Sübhânallâh, elhamdülillâh, lâ ilâhe illallâh ve Allâhu ekber olduğunu söylemiştir (Müslim, 2137). "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh" için de "cennet hazinelerinden bir hazine" demiştir (Müslim, 2704).

4. Âyetü'l-Kürsî

Eûzü besmele çekip Âyetü'l-Kürsî'yi okursun.

ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلۡحَيُّ ٱلۡقَيُّومُۚ لَا تَأۡخُذُهُۥ سِنَةٞ وَلَا نَوۡمٞۚ لَّهُۥ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۗ مَن ذَا ٱلَّذِي يَشۡفَعُ عِندَهُۥٓ إِلَّا بِإِذۡنِهِۦۚ يَعۡلَمُ مَا بَيۡنَ أَيۡدِيهِمۡ وَمَا خَلۡفَهُمۡۖ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيۡءٖ مِّنۡ عِلۡمِهِۦٓ إِلَّا بِمَا شَآءَۚ وَسِعَ كُرۡسِيُّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَۖ وَلَا يَـُٔودُهُۥ حِفۡظُهُمَاۚ وَهُوَ ٱلۡعَلِيُّ ٱلۡعَظِيمُ

Okunuş: Allâhü lâ ilâhe illâ hüve'l-hayyü'l-kayyûm. Lâ te'huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fi's-semâvâti ve mâ fi'l-ard. Men zellezî yeşfeu indehû illâ bi-iznih. Ya'lemü mâ beyne eydîhim ve mâ halfehüm. Ve lâ yuhîtûne bi-şey'in min ilmihî illâ bimâ şâe. Vesia kürsiyyühü's-semâvâti ve'l-ard. Ve lâ yeûdühû hıfzuhumâ. Ve hüve'l-aliyyü'l-azîm.
Anlam: "Allah, O'ndan başka tanrı olmayan, kendisini uyuklama ve uyku tutmayan, diri, her an yaratıklarını gözetip durandır. Göklerde olan ve yerde olan ancak O'nundur. O'nun izni olmadan katında şefaat edecek kimdir? Onların işlediklerini ve işleyeceklerini bilir, dilediğinden başka ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. Hükümranlığı gökleri ve yeri kaplamıştır, onların gözetilmesi O'na ağır gelmez. O yücedir, büyüktür."

Bakara 2:255

Ebû Ümâme'nin (r.a.) rivayetine göre Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kim her farz namazın ardından Âyetü'l-Kürsî'yi okursa, onu cennete girmekten ölümden başka hiçbir şey alıkoymaz." Hadisi Nesâî, es-Sünenü'l-Kübrâ'da (9848) rivayet etmiştir. Bazı eski hadis münekkitleri senedini tenkit etmiş, ancak birçok hadis âlimi onu kabul etmiş, Elbânî de sahih saymıştır.

Günde beş kez, Allah'ı uyuklamanın da uykunun da tutmadığını kendine hatırlatırsın. Sen bugün yorulacaksın, gece uyuyacaksın. O'nun gözetimi hiç kesilmez. Ayeti cümle cümle okumak istersen Âyetü'l-Kürsî'nin anlamı ve okunuşu yazısına bakabilirsin.

5. 33 Sübhânallâh, 33 Elhamdülillâh, 33 Allâhu ekber

سُبْحَانَ اللَّهِ · الْحَمْدُ لِلَّهِ · اللَّهُ أَكْبَرُ

Okunuş: Sübhânallâh (33) · Elhamdülillâh (33) · Allâhu ekber (33)
Anlam: "Allah'ı her türlü eksiklikten tenzih ederim. Hamd Allah'a mahsustur. Allah en büyüktür."

Müslim, 597

Ebû Hüreyre'nin (r.a.) rivayetine göre Peygamberimiz (s.a.v.), her namazın ardından bu üç sözü otuz üçer kez söyleyip yüzü bir sonraki cümleyle tamamlayanın günahlarının, deniz köpüğü kadar olsa bile bağışlanacağını haber vermiştir (Müslim, 597).

Tesbihatın en çok aceleye gelen yeri burası. Hızlanınca "Sübhânallâh" birkaç ünsüze dönüşür, geriye yalnızca sayı kalır. Her kelimeyi kendi kulağınla duyabileceğin hızda söyle. Ağır ağır söylesen de bir iki dakikadan uzun sürmez.

6. Yüzü tamamlayan "Lâ ilâhe illallâhu vahdehû"

لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

Okunuş: Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr.
Anlam: "Allah'tan başka ilah yoktur; O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'na mahsustur. O her şeye kadirdir."

Müslim, 597; Buhârî, 844; Müslim, 593

Doksan dokuzu yüze tamamlayan cümle budur. Muğîre b. Şu'be (r.a.) de Muâviye'ye yazdığı bir mektupta, Peygamberimizin (s.a.v.) her farz namazın ardından bu sözleri söylediğini ve devamında şu duayı eklediğini bildirir:

اللَّهُمَّ لَا مَانِعَ لِمَا أَعْطَيْتَ، وَلَا مُعْطِيَ لِمَا مَنَعْتَ، وَلَا يَنْفَعُ ذَا الْجَدِّ مِنْكَ الْجَدُّ

Okunuş: Allâhümme lâ mânia limâ a'tayte, ve lâ mu'tiye limâ mena'te, ve lâ yenfeu ze'l-ceddi minke'l-cedd.
Anlam: "Allah'ım, Senin verdiğine engel olacak, Senin engel olduğunu verecek kimse yoktur. Hiçbir zenginlik sahibine zenginliği Sana karşı fayda vermez."

Buhârî, 844; Müslim, 593

Bu duayı ağır söyle. Namaza girerken aklında ne vardıysa, beklediğin bir haber, bir iş, bir insan, hepsi O'nun elinde. O verirse kimse engelleyemez; O tutarsa kimse veremez. Bunu içten söylemek, zaten senin taşıman gerekmeyen bir yükü yere bırakmak gibidir.

Sığınma sureleri

Peygamberimiz (s.a.v.) Ukbe b. Âmir'e (r.a.) her namazdan sonra sığınma surelerini okumasını emretmiştir (Ebû Dâvûd, 1523). Bunlar Felak ve Nâs'tır; birçok âlim İhlâs'ı da bunlara katar. İstersen bu üç kısa sureyi de tesbihatına ekleyebilirsin. Arapçalarını ve okunuşlarını yatmadan önce okunacak dualar yazısında bulabilirsin.

7. Dua ve kapanış

Tesbihat bitince ellerini kaldırıp dua edersin. Sıranın en kişisel kısmı burası. Peygamberimize (s.a.v.) hangi duanın daha çok işitildiği sorulduğunda, gecenin son kısmında ve farz namazların ardından yapılan dua olduğunu söylemiştir (Tirmizî, 3499; Tirmizî hasen saymıştır). Yani günde beş kez böyle bir an eline geçiyor.

Kalıp sözler aramana gerek yok. Kendi dilinle iste: küçük derdin için de büyük derdin için de, annen baban için, aklından çıkmayan o kişi için.

Duayı şu üç ayetle kapatırsın:

سُبۡحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلۡعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ ۝ وَسَلَٰمٌ عَلَى ٱلۡمُرۡسَلِينَ ۝ وَٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

Okunuş: Sübhâne rabbike rabbi'l-izzeti ammâ yesifûn. Ve selâmün ale'l-mürselîn. Ve'l-hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn.
Anlam: "Senin güçlü olan Rabbin, onların vasıflandırmalarından münezzehtir. Ve selam, peygamberleredir. Hamd de Alemlerin Rabbi Allah'adır."

Sâffât 37:180-182

Türkiye'de dua genellikle bu üç ayetle kapanır, ardından Fâtiha okunur. Bu kapanış bir hadisle belirlenmiş bir sıra değil, Kur'an'dan alınmış güzel bir gelenektir.

Yeni başlıyorsan

Hepsini bir haftada ezberlemek zorunda değilsin. Önce entesselâm ve 33'lükler; sonra her hafta bir halka ekle. Birkaç hafta içinde namazın kendiliğinden böyle bitmeye başlar. Acele etme: dikkatle söylenmiş birkaç kelime, telefona uzanırken söylenmiş yüz kelimeden sana daha çok şey verir.

Namazdan sonraki o sessiz dakikalar için

Sereni, Kur'an'la her gün sessiz bir dakika sunar — bir ayet, bir hadis, bir dua — ve hepsini taşıdığın şeye göre seçer.

Sereni'yi App Store'dan indir

Sık sorulan sorular

Namazdan sonra tesbihat çekmek farz mı?

Hayır. Tesbihat sünnettir; namazın onsuz da geçerlidir. Acelen varsa kısa olanları söyle, gerisini bir sonraki namaza bırak.

Tesbihat sünnetten önce mi, sonra mı yapılır?

Hanefî mezhebinde öğle, akşam ve yatsıda farzdan sonra yalnızca "Allâhümme entesselâm…" okunur, son sünnet kılınır, tesbihat ondan sonra yapılır. Dayanağı Hz. Âişe'nin rivayetidir (Müslim, 592). Diğer mezheplerde tesbihatı farzın hemen ardından yapmak da yaygındır.

Allâhu ekber 33 mü, 34 mü?

İkisi de sahih rivayetlerde geçer. Birinde otuz üçer tesbihten sonra yüzü "Lâ ilâhe illallâhu vahdehû…" tamamlar (Müslim, 597). Diğerinde Sübhânallâh 33, Elhamdülillâh 33, Allâhu ekber 34 kezdir (Müslim, 596). İkisiyle de amel edebilirsin.

Tesbihat parmakla mı, tesbihle mi çekilir?

Abdullah b. Amr (r.a.), Peygamberimizi (s.a.v.) tesbihleri parmaklarıyla sayarken gördüğünü anlatır (Ebû Dâvûd, 1502). Bu yüzden birçok kişi parmakla saymayı tercih eder. Âlimlerin çoğu tesbih kullanmayı da caiz görür.


Okumaya devam et: Âyetü'l-Kürsî'nin anlamı ve okunuşu · Seyyidü'l-istiğfar duası · Yatmadan önce okunacak dualar